Contemporary İstanbul 2016’dan Notlar

Contemporary İstanbul bu sene ülkenin siyasi problemlerinin yansımalarına rağmen 11. Kez düzenleniyor. Yine Asya’dan Latin Amerika’ya geniş bir coğrafyadan sanatçıları bir çatı altında izleme imkanı veriyor.
Fuarın içeriğinde bu sene birkaç yenilik var. Collector Stories Türkiye’den 60 koleksiyondan seçkilerin sergilendiği ve koleksiyonerlerin sanat alımı yapmalarındaki motivasyonları ve koleksiyon oluşturma hikayelerini izleyebileceğimiz bir bölüm. Benim en keyif aldığım bölüm oldu açıkcası. Özellikle sanat alımının görece daha geniş bir kitleye yayılmaya başladığı bir dönemde çok ufuk açıcı bir bölüm olmuş.

Patrick Hughes, Venedik’ten Kitaplar 3, Arzu-Ömer sabancı Koleksiyonu
Marco Maggi, Putin’in Kalemleri 7 Sovyet Dönemi, Ayşegül-Ömer Özyürek Koleksiyonu

Bunun dışında yeni medya, yani sanat ve teknolojinin kesiştiği pratiklere odaklanan Plug-in bölümü bu sene de varlığını sürdürüyor. Tek farkı ayrı bir mekanda sergilenmemesi. Yanında Plug-in ibaresini gördüğünüz eserler bu bölüm kapsamına giriyor. Bu bölüm kapsamında Ozan Türkkan’ın Art On’da sergilenen interaktif yerleştirmesine bayıldım.

Ozan Türkkan, Fractal Memory, 2016
Interactive light and sound installation / İnteraktif enstalasyon
Ozan Türkkan, Fractal Memory, 2016
Interactive light and sound installation / İnteraktif enstalasyon

 

Fuarın değişimlerinden biri de içeriğindeki tasarım artışı. Bu sene fuara sanatçıların tasarladığı tasarım objelerinin satıldığı Design Bay eklendi. Ayrıca alt katta galeriler arasında gezerken Karaköy’deki tasarım butikleri gibi, camekanlar içinde takılar, koltuklar, fularlar bulabileceğiniz standlar görüyorsunuz. Ben kişisel olarak bu düzeni pek beğendiğimi söyleyemem fakat şuan devam eden Tasarım Bienali’nin yarattığı ilgiye hitap etmesi açısından değerlendirirsek de mantıklı bulmak olası.

Eserlere gelirsek, fuarın giriş katındaki Akbank standında sergilenen Murat Germen’in fotoğraflarına bayıldım. Sanatçıyı İstanbul’un kaosunu yeniden yarattığı fotoğraflarıyla hatırlıyorum ama bu seride çok daha sakin zamanda dondurulmuş, bilimkurgu birer sahne gibi olan şehir manzaraları çıkıyor karşıma.

Yine giriş katında, Berlin Art Projects’in sergilediği Buğra Erol’un sade renk ve çizgileri, Artnivo.com’da sergilenen Neslihan Karaağaç’ın videosu ve Gaia Gallery standında yer alan Gönül Nuhoğlu’nun bronz yerleştirmesi görülmeye değer. Ayrıca alt kattaki Isabel Croxxatto Gallery’de Ali Elmacı’nın tekbirlerle basılıp kaldırılması istenen heykeli ve hemen arkasında Juana Gomez’in incelikle işlenmiş eserlerine de mutlaka göz atmalısınız.

Marck, Drehen, 2015, video-heykel
Gönül Nuhoğlu, “Nothing to be done” – Samuel Beckett Godot’yu Beklerken, 2016, yerleştirme

Alt katta Licht Feld Gallery’de sergilenen Mack’ın video-heykeli izleyeni şaşırtan işlerden biri olmanın yanında iki farklı medyumu bir araya getirmesi açısından dikkate değer.

Son önerimse Moving Image Immersive Media standındaki, virtual reality gözlüğüyle izlenen Jakob Kudsk Steensen’in Primal Tourism: Walk-through adlı videosu. Gözlüğü taktığınızda Bora Bora adalarında, tepelerden denizin altına kadar 360 derece gezebiliyorsunuz. Gerçekçiliğini video gökyüzüne doğru çıkmaya başladığında ayağınızdaki uyuşmayla test edebilirsiniz fakat baş ağrısı yaptığını söylemeden geçmeyeyim.

Fuar yarın, 6 Kasım akşamı saat 19:00’a kadar açık olacak.

Reklamlar

Leave a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s