Tam olarak ne yapar bu küratör?

Küratör, sanat alanında belki en çok bilinen ünvanlardan biri. Görev alanı için herkes farklı bir yorumda bulunuyor ve sanat sektörü içindeki hemen her iş için olduğu gibi, sınırları oldukça muğlak. Tam olarak ne yapıyor bu küratör? Mevzuya Türkiye ve dünyadan isimlerin yorumlarıyla bakmak istedim.

Aslında küratörlük terimi sanat tarihinde çok eskilere gitmiyor. 1987 ve 89’daki İstanbul bienallerinin genel koordinatörlüğünü yapan Beral Madra, terimin dünya sanat ortamına 80’lerde, Türkiye’ye de bienaller aracılığıyla 90’ların başında geldiğini söylüyor. İlki 1991’de gerçekleşen, Vasıf Kortun’un düzenlediği Anı/Bellek sergileri Türkiye’nin ilk küratörlü sergisi olarak anılıyor. 90’lardan önceki dönemdeyse sergilerin hayata geçirilmesinde sanatçıların kolektif çalışmaları başat rolde.

Madra, ‘küratör’ün Türkçe karşılığını sergi yapımcısı ya da sanat yönetmeni olarak ifade ediyor. Terime yaptığı genel tanımsa şu şekilde: “Farklı teknikler, malzemeler ve kavramlarla üretilmiş yapıtların belirli bir konu çerçevesinde ya da belirli bir ideoloji içinde yan yana bir bütün olarak gösterilmesi.” Tabi bu çerçevenin içinde küratörün üstlendiği bir sürü de adı konmamış görev olduğunu ekliyor. Örneğin eser satışlarından sorumlu olmak, serginin basın iletişimini yapmak, eser lojistiğini ayarlamak gibi işler de küratörün görevi olabiliyor.

Bir ressamın malzemesi boya, fırça ve tuval olduğu gibi, bir küratörün de malzemesi sanat eserleri olarak düşünülebilir. Sergilenecek eserleri seçmek ve onu izleyiciye sunmak için sanatçıyla veya o eserleri kullanıma açacak olan koleksiyoner/kurumla iletişim içinde olması gerekiyor. Bu iletişimin de çift yönlü olması en sağlıklısı. Amerikalı sanatçı John Baldessari bunu, iki tarafında birbirine ilham verdiği bir ilişki olarak tanımlıyor. Serpentine Galleries’in direktörü ve küratörlük alanına kitapları yoluyla oldukça katkıda bulunmuş olan Hans Ulrich Obrist ise küratörün, sanatçının vizyonunu, potansiyelini anlaması ve bazen onları hayata geçirebilmesi gerektiğini söylüyor. Ubrist, aynı zamanda küratörü yerel ve küreseli bir araya getiren bir katalizör olarak tanımlayarak işin ölçeğini genişletiyor.

Küratörün temelde izleyici ile sanatçı arasında bir köprü görevi gördüğünü düşünürsek, bunu nasıl bir anlatımla gerçekleştirdiği çok önemli. Yani eserleri bir araya getirdiği kavramsal çerçevenin niteliği… Bence güçlü bir sergi bir konuya dikkat çekmeli, bilinen bir konuya yeni bir bakış açısı sunmalı, bir tartışmaya çıkış vermeli, güncel olanla bağlantı kurmalı. Kısaca sergiyi gezen insana anlamlı bir şeyler katmalı. Bu açıdan küratörün eğitimci bir rolü de olduğunu da söylemek yanlış olmaz. Bir sergi metni veya sergiye özel basılmış bir katalog bu anlamda küratörün somut üretimlerinden biri olabilir. Mesela, Pera Müzesi’nin Üryan Çıplak Nü sergi katalogu, serginin küratörü aynı zamanda sanat tarihçi Ahu Antmen tarafından yazılmış ve bir referans kitabı niteliğinde. Bence bu noktada küratörlerin farkı konuşulabilir. Sanat tarihi bilgisi olan, entellektüel anlamda zengin bir küratörün izleyici karşısına daha doyurucu bir sergiyle çıkabileceğini düşünebiliriz…

Geçtiğimiz sonbahar, 14. İstanbul Bienali’nin küratörü Bakargiev’in küratör değil de şekillendirici olarak anılmak istediğini bienalle ilgili hemen her haberde okumuştuk. Benzer şekilde SALT Programlar Direktörü, Vasıf Kortun’un da artık küratör kelimesini tercih etmediğini biliyoruz. Aslında Kortun’un adı 1993’de düzenlediği Elli Numara/Anı Bellek II sergisinin katalogunda küratör olarak sanatçılardan önce yazılmış ve kendisi bunu “küratörün bir yazar olarak belirmesi ve sahneyi belirleyici olması” nedeniyle bilinçli bir tercih olarak açıklamış. Fakat bugüne geldiğimizde küratörlük neden bazen tercih edilmeyen bir terim olabiliyor? Belkide bu konuda yeterliliğine bakılmadan herkesin küratör ünvanını alabildiği düşüncesi onları bu tercihe itmiştir. Vasıf Kortun’un bir röportajında sarfettiği bu cümleler, böyle bir düşüncenin varlığını kanıtlıyor gibi: “Küratörlük ‘her gün tıraş olmak gibi bir şey’ oldu. Çok sıradan ve çok normal ki herkes her şeyi ‘curate’ ediyor. Roma’daki Maxxi Müzesi’nde, bir mimari küratör ile konuşuyorduk ve ‘Yakında berberler ve kuaförler de küratör olacaklardır.’ dedi.”

Aslında internetle beraber hepimiz birer küratör olduk denebilir. Sadece sanat için değil, kendi Instagram hesabımızda çeşitli beğenilerimizi bir araya getirip takipçilerimize sunabilmemiz de, terimin kelime anlamını düşününce, bir nevi küratörlük sayılabilir.

Geçtiğimiz yıl Washington’daki Frye Art Museum, bir sonraki sergisinde sergilemek üzere ziyaretçilerinden müze koleksiyonundan en beğendikleri eserleri #SocialMedium hashtagi altında paylaşmasını istemiş ve bu kampanyaya 17 bin kişi katılmış. Yani 17 bin küratörlü bir sergi düzenleyen müze, küratörün sanat sektöründe belirleyici konumunu da tiye almış. Bu arada yazının kapak görselinde gördüğünüz (Frye’nin kampanyasında kullandığı görsel) bilimum internet çağrışımlı sembol küratörün görevi içinde sayılacak bir konuyu daha hatırlattı. Öyleki bu çağda bir küratörün sergisinin online ortamda görünür olması, bilinmesi ve duyulması için de uğraş göstermesi gerekiyor. Çünkü, çok yanlış ve saçma olduğunu düşünmekle beraber, ‘internette yoksan, sen yoksun’ gibi bir algı var ortada…

Velhasıl-ı kelam, küratörlük makamına yönelen eleştiriler var. Tabi küratöre gelene kadar işini en iyi şekilde yapmak (ve hatta ötesine geçmek) konusunda eleştireceğimiz birçok başka makam da yok değil. Sanatçılar da buna dahil. Sanat sektörü, konusu gibi kendi de son derece subjektiviteye açık olduğundan, başarı kriterleri net olmayan iş tanımlarıyla dolu. Kaliteyi de tanımlayamazsınız ama gördüğünüzde farkedersiniz denir, belki küratörlük de böyle bir iştir.

-Rana

Not ve referanslar:

Reklamlar

Leave a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s